Diyanet ve Laiklik

BismillahirrahmanirrahimBu yazımızda Türkiye’de bulunan diyanet ve laiklik arasındaki ilişkiyi anlatacağız. 1- Diyanet Kurumunun Kuruluşu Bildiğimiz üzere Laiklik, hiçbir Semavi Din’in devlet işlerine karışmasına izin vermemektedir. Ancak Islâm, bilakis devletinde Şeriat ile yönetilmesini emretmekte ve Allah(Azze ve Celle), hüküm koymada Kendine ortak kabul etmeyeceğini belirterek Şeriat’tan başka yol arayanların şirk koşmuş kâfirler olduklarını belirtmektedir. “Çocuk edinmeyen, […]

Din ve Bilim Farkı

Bismillahirrahmanirrahim Bu yazımızda Din ve Bilimin birbirinden farklı şeyler olduğunu, Din olarak İslâm’ı örnek alarak anlatacağız. Bu yazıyı okumadan önce, bilime uyarım inancım yoktur diye birşey olmadığı ile ilgili makalemizi buradan okuyabilirsiniz. 1- Bilim’in Çalışma Alanı Bilim, herhangi bir inanç sistemini reddetmez. Bilim; sadece olayların nasıl gerçekleştiğini söyler, neden gerçekleştiklerini söyleyemez. Ancak ateistler, bir neden […]

Ateizm Bir Dindir

Bismillahirrahmanirrahim Bu yazımızda Ateizm’in bir inançlar bütünü olduğunu anlatmaya çalışacağız. 1- İnancın İnsan Hayatındaki Yeri İnanç, insanların olmazsa olmazıdır. Sevgimizi, Nefretimizi, Davranışlarımızı, Hayata verdiğimiz anlamı, yaşadığımız olayları ve hedeflerimizi inançlarımız şekillendirir. Ateistler, inançsız olduklarını zannederler. Bu, aşırı körlüklerinden ileri gelmektedir çünkü inanç, her insanın temelinde/hamurunda olan şeydir. Kişi kendini inançla yoğurur. Şimdi bu gerçekleri örnekler […]

İngiliz Sömürgelerinde Heykel Propagandası

Bismillahirrahmanirrahim Bu yazımızda, ingilizlerin sömürgelerinde kendilerini kabul ettirebilmek, insanların bilinçlerinde olumlu yer edinebilmek için yaptıkları propagandalardan heykel/anıtlar ile yapılanlara değineceğiz. Yazımızda Falkland Adaları’nı örnek alacağız. 1- Heykel/Anıtların Özelliği Heykeller, tarih boyunca bazı duyguları veya ideolojileri, dinleri canlı tutmak için güçlü propaganda silahları olarak kullanılmıştır. Bunun nedeni, insanlara bir duygu yada kişiyi anımsatmalarıdır. Heykeller/anıtlar yapılarak insanların […]

Allah, Otoritesine Ortak Kabul Etmez

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla Bu yazımızda; “Allah, otoritesine ortak kabul etmez.” gerçeğine ve hüküm koymada Allah’a ortak koşanların Müslümanlığının kabul olmadığına değineceğiz. “Yücedir O ki, her şeyin hükümranlığı O’nun elindedir ve siz O’na döndürüleceksiniz.” Yasin Suresi 83. Âyet “O (Allah) ki göklerin ve yerin hükümranlığı O’nundur. Allah, her şeye tanıktır.” Büruc Suresi 9. […]

Tağut’a Kulluk Eden Toplumlar

Bismillahirrahmanirrahim Bu yazımızda Tağut’a Kulluk eden toplumları anlatacağız. Tağut Nedir? Sorusunun cevabını buraya tıklayarak öğrenebilirsiniz. “Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk, sapıklıktan ayırd edilmiştir. Artık her kim tâğutu inkar edip, Allah’a inanırsa, sağlam bir kulpa yapışmıştır ki, o hiçbir zaman kopmaz. Allah, her şeyi işitir ve bilir.” Bakara Suresi 256. Âyeti 1- Tağut’a Kulluk Eden Toplumlar […]

Ehl-i Sünnet Ve’l Cemaat Nedir?

Bu yazımızda Ehl-i Sünnet Ve’l Cemaat nedir? sorusunun cevabını vereceğiz. Ehl-i Sünnet Ve’l Cemaat ismi iki Hadis’e dayanmaktadır. Abdullah b. Amr (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “İsrail oğullarına gelen her şey benim ümmetime de gelecektir. Ayakkabının ayakkabıya eşitliği gibi aynı durumda olacaklardır. Hatta onlardan bir kimse açıkça annesine yaklaşan kimse olsa ümmetimden de […]

Fusûsu’l Hikem İnceleme -3: Yokluk

Bu yazımızda, İbnü’l Arabi’nin kaleme aldığı Fusûsu’l Hikem isimli eseri inceleyecekse devam ederek Fusûsu’l Hikem’de bulunan Yokluk kavramı üzerinde duracağız. İlk iki yazımıza aşağıdaki baģlantılardan ulaşabilirsiniz: Fusûsu’l Hikem Inceleme-1 Fusûsu’l Hikem Inceleme-2 Vücûd Ehli Sünnet, Yokluk ve Tevhid İtikâdı Yokluk kavramına geçmeden önce şunu belirtmek isteriz ki; Varlık ve yokluk var edilmiş olanlar içindir. Bu […]

Fusûsu’l Hikem İnceleme -2: Vücûd

Fusûsu’l Hikem kitabını incelediğimiz ikinci yazımızda, İbnü’l Arabi’nin Vücûd tanımını inceleyeceğiz. Birinci yazımıza burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz. İbnü’l Arabi, vücûd’un tanımını aşağıdaki şekilde yapmaya başlamıştır: Sûfî terimlerinde “vücût sahibi olan mevcût”tan ibârettir. Şimdi vücût kelimesi ile bir hakîkat kastedilir ki, onun varlığı kendi zâtından ve kendi zâtı iledir. Ve daimi mevcûtların varlığı ondan olup onunla mevcuttur. […]

Fusûsu’l-Hikem İnceleme -1

Bu yazımızda, Ibn Arabi’nin kaleme aldığı Fusûsu’l Hikem isimli kitabı incelemeye, kitabın mahiyetini açıklayarak bir giriş yapacağız. Fusûsu’l-Hikem’i açıklamada, kitabın tercümesini yapan Ahmet Avni Konuk’un kitap için yazdığı önsözden yararlanacağız. Avni Konuk, yazdığı önsözde hamd ve sena bölümünden sonra kitap hakkında aşağıdaki iddiaları ortaya atmıştır: Ey hakîkate susamış olan tefekkür eden mü’minler! Bu şâheser kitap, […]