Ehl-i Sünnet Ve’l Cemaat Nedir?

Ehl-i Sünnet Ve'l Cemaat
Ehl-i Sünnet Ve'l Cemaat

Bu yazımızda Ehl-i Sünnet Ve’l Cemaat nedir? sorusunun cevabını vereceğiz.

Ehl-i Sünnet Ve’l Cemaat ismi iki Hadis’e dayanmaktadır.

Abdullah b. Amr (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“İsrail oğullarına gelen her şey benim ümmetime de gelecektir. Ayakkabının ayakkabıya eşitliği gibi aynı durumda olacaklardır. Hatta onlardan bir kimse açıkça annesine yaklaşan kimse olsa ümmetimden de böyle yapanlar çıkacaktır. İsrail oğulları yetmiş iki millete ayrılmışlardı. Ümmetim ise yetmiş üç millete ayrılacaktır. Bunlardan biri hariç hepsi Cehennem’de olacaktır. Ashab: “O millet kimdir?” Diye sordular da: Rasûlullah (s.a.v.)’de şöyle buyurdu: “Ben ve ashabım hangi milletten isek o milletten ve dinden olanlardır.”

Tirmizi, Iman Bölümleri 2641

Bu hadis’i Şerif’te “Benim ve Azhabımın yolu” denmesi sünnete karşılık gelir. Sünnet Tabii olunan yoldur. Ehl-i Sünnet ismi bu Hadis-i Şerif’ten gelmiştir.

Cemaat ismi ise aşağıdaki Hadis-i Şerif’ten gelmektedir:

“Ümmetim yetmiş iki fırkaya ayrılır, onlardan sadece biri kurtuluş ehlidir” dedi. Bunların kimler olduğu sorusuna karşılık ise, “Bunlar cemaatte olanlardır” buyurdu.

Ahmed b. Hanbel, 3/145; Zevaid, 6/226

Bu Hadis’te ise Peygamberimiz(s.a.v), kurtuluşa erecek olan fırkanın Cemaat olanlar olduğunu belirtmiştir.

Bu iki hadis’i referans alan İlim ehli, kendilerini Ehl-i Sünnet Ve’l Cemaat veya “Fırka-i Naciye”(Kurtulan Fırka) olarak tanımlamıştır.

Doğru itikâdın Ehl-i Sünnet Ve’l Cemaat olduğuna dair Kur’an-ı Kerim’den aşağıdaki Âyet-i Kerime’yi delil gösterebiliriz:

Muhacirlerden ve Ensardan (İslam’a girmekte) ilk öne geçenler ile bunlara güzelce tabi olanlar… Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O’ndan razı olmuşlardır. (Allah) onlara, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte büyük kurtuluş budur.”

Tevbe Suresi 100. Âyeti

Allah Azze ve Celle, bu Ayet’i Kerime’de de kimlerden razı olduğunu belirtmiştir. Biz Muhacir ve Ensar’dan olmayacağımıza göre bize düşen Kur’an-ı Kerim, Peygamberimiz(s.a.v)’in Sünnetine ve Azhabı‘na güzelce tâbii olmaktır.

Önemli: Peygamberimiz(s.a.v)’in Sünneti’ne ekleme yapmakta, çıkarma yapmakta kesinlikle Ehl-i Sünnet Âkidesine dahil değildir. Ehl-i Sünnet, değiştirme, ekleme çıkarma yapmadan tâbii olmaktır. Bununla ilgili delilde aşağıdaki Hadis-i Şerif’tir:

“Muhakkak ki, sözlerin en güzeli Allah’ın kitabıdır. yol gösterici rehberlerin en güzeli, Muhammed’in(sav) rehberliğidir. İşlerin en kötüsü sonradan icat edilenlerdir (bidatlardır). Her bidat dalalettir.

Müslim, Cuma, 13; İbn Hacer, X/511

Alemlerin Rabbi Allah’a hamdolsun!”