Kur’an-ı Kerim ve Bilim -1

Kur'an-ı Kerim ve Bilim
Kur'an-ı Kerim ve Bilim

Bismillahirrahmanirrahim

Bu yazı dizisinde, Kur’an-ı Kerim’de Allah Azze ve Celle’nin evren ile ilgili değindiği gerçeklerden, Bilim ile açığa çıkmış olanlara değineceğiz. Bu yazımıza başlamadan önce bireysel olarak şunu belirtmek isterim ki ben; İslâm’a, evrende gördüğüm bilimsel bilgiler üzerine yönelip girmedim. Allah’ın(cc) aşağıdaki Âyet’te vurguladığı:

“Biz onlara, ufuklarda ve kendi canlarında ayetlerimizi göstereceğiz ki o(Kur’a)n’ın gerçek olduğu, onlara iyice belli olsun. Rabbinin her şeye tanık olması yetmez mi?”

Fussilet Suresi 53. Âyet

kendi canlarında, kısmında kendimi tanıyarak Kur’an-ı Kerim’e yöneldim ve Kur’an-ı Kerim okumaya başladım. Daha sonra Allah Azze ve Celle’nin, bakın bunlar bilimsel birer bilgidir gibi üzerine vurgulamaktan ziyade evreni anlatırken verdiği bilgilerde bilim’in çok sonradan bulduğu şeyleri keşfetmeye başladım. Zaten, İmân’da böyle değil midir? Kalbi günahkâr olan kişi küfre yatkındır ve küfrü çeker. Nerede bir masiyet görse oraya yönelir ve küfre İmân eder. Kalbi günahkâr olmayan yada günahlardan arınmış olan ise kendi gibi olana meyleder. Allah Azze ve Celle; bu gerçeği de aşağıdaki Âyet-i Kerime’de bildirmektedir.

“Ona âyetlerimiz okunduğu zaman, “eskilerin masalları” der.”
” Hayır hayır, öyle değil. Aksine onların kazandığı günahlar kalplerinin üzerine pas olmuştur.”

Mutaffifin Suresi 13-14. Âyetler

Kur’an-ı Kerim’deki Bilimsel Âyetlere geçmeden önce son olarak iki konuya daha değinmek istiyorum.

1- Kur’an-ı Kerim, Üzerinde Çalışılıp İcad Yapılsın Diye İnmedi

Kur’an-ı Kerim, üzerinde bilimsel çalışmalar yapılıp aşılar/uçaklar/gemiler/robotlar icad edilmesi için indirilmemiştir. Zira bazı kâfirler Kur’an-ı Kerim’den bu tarz beklentiler içine girip, Kur’an-ı Kerim’de bir takım eksiklikler bulmaya çalışmaktadır. Kur’an-ı Kerim, insanların kalplerini düzeltmek, dünyaya geliş amaçlarını belirtmek için indirilmiştir.

Çünkü insanlar:

  • Aşıyı ürettikten sonra hastalığı üretip para kazanmak için yaymakta
  • Teknolojiyi geliştirdikten sonra biyolojik ve demirden silah üretip insanları katletmekte
  • Bilimsel araştırmalar sonucu atom bombası üretip yüzbinlerce insanı öldürmektedir.

İnsanlığın eksiği, tamamlayamadığı noktası bilim değildir. Yüz yıl önce şuan ki seviyesinin binde biri bile olmayan bir bilime sahip dünyada belki 100 milyon insan sefalet içindeydi. Ancak şuan ki bilimsel gelişme insanlığın, sevginin yayılmasına aracı olamadığı gibi kötüye kullanıldığı için mağduriyet ve adaletsizliğin doruk noktalara çıkmasına neden oldu. Aşağıdaki makalemi okuyarak daha fazla bilgi sahibi olabilirsiniz:

Din ve Bilim Farkı

2- Kur’an-ı Kerim’de Bulunan Bazı Bilgilerin Daha Önce de Bazı Eski Yazıtlarda Geçiyor Olması

Bazı aklı evveller, 20. yy teknolojisi ve imkanlarıyla çok eski yazıtlar üzerinde araştırmalar yapıp, yüz binlerce yanlış bilgi içerisinden Bilim ile süzerek birkaç doğru bilgi bulup “bakın işte Kur’an-ı Kerim’den önce burada da yazıyormuş. Demek Kur’an-ı Kerim’deki bu bilgi buradan alındı.” gibi şeyler söylemektedir. Ayın ışığının yansıma olması bu örneklerdendir. Ancak bu iddiada bulunanlar aşağıdaki gerçekleri atlamaktadır:

  • Kur’an-ı Kerim indirildiğinde, bugün bilim ile bildiğimiz birçok bilgi hakkında eski kitaplarda yazılmış onlarca yalan yanlış iddia ve halkın genel kabulü olan şeyler vardı.
  • Bugün olduğu gibi eski kitabeleri çevirme, okuma, tahlil etme ve arkeolojik araştırmalar yapıp keşfetme gibi gelişmiş imkanlar yoktu.
  • Ayrıca Eğer Kur’an-ı Kerim’deki bilimsel veriler eski yazıtlardan alınmış olsaydı onlarda bulunan birçok yanlış bilginin de Kur’an-ı Kerim’de yer alması gerekirdi. Oysa o dönem mutlak doğru kabul edilen; evrenin bir sonu olmadığı, evrenin patlamayla meydana gelmediği, ay’ın ışığının kendinden olduğu, zamanın göreceli olmadığı gibi yanlış kanı ve bilgiler hiçbir şekilde Kur’an-ı Kerim’de kendine yer bulamamıştır. Eğer Kur’an-ı Kerim, Allah Azze ve Celle katından olmasaydı toplumun genel kanısı olan bu bilgileri ihtiva ederek o dönemde çok daha fazla kişiye hitap etme gayreti güdülürdü.

Bu üç madde, Kur’an-ı Kerim’deki bilgilerin eski kitaplardan alınmış olma ihtimalinin olmadığını aksine o dönemde bu yazılanlar yanlış diyerek karşı çıkılan birçok doğruyu içinde barındırdığını ortaya koymaktadır. Bu iddiayı savunanlar, yüz binlerce yanlış bilginin içerisinden sadece doğru olanların seçildiğini iddia etmektedirler ki buda bizi, seçenin doğruyu bilmesi gerektiği sonucuna ulaştırır. Oysa 600’lü yıllarda bu bilgilerin bir beşer tarafından bilinemeyeceği akıl taşıyan her insanın malumudur.

Allah Azze ve Celle’nin Kur’an-ı Kerim’de vurgu yaptığı bilimsel bilgilere, bir sonraki yazımızda aşağıdaki maddeler halinde değineceğiz:

  1. Evrenin Sonsuz Olmadığı Gerçeği
  2. Her Canlının Su’dan Yaratılması
  3. Güneş, Yörüngesinde Yüzmektedir
  4. Ay’ın Işığının Yansıma, Güneş’in Işığının Kendinden Olması
  5. Tüm canlıların hayat programlarının, başlangıçta kodlanmış olması (Allah’ın Rabb oluşu)
  6. Dağlar ile İlgili Mucizeler
  7. Bir Çocuğun Anne Karnındaki Evreleri
  8. Atmosferin Bizi Uzaydan Gelen Işınlardan Koruması
  9. Doğadaki Su Döngüsü
  10. Dolu Bulutlarının Oluşumu
  11. Dünyanın Oluşumu
  12. Evrenin Patlamayla Oluşması (Big Bang)
  13. Denizlerin Birbirine karışmaması
  14. Herşeyin Zıtlık İçerisinde Yaratılmış Olması
  15. Herşeyin Aşama Aşama Yaratılması (Allah Azze ve Celle’nin Sünneti)
  16. Bir Sinekte Dahi Bulunan Deliller
  17. Firavun’un Cesedi
  18. Hz. Nuh (a.s.)’ın 950 yıl yaşaması
  19. Zaman’ın Göreceli Olduğu Gerçeği
  20. Kıyamet’in Kopuşu ve Göğün Dürülmesi
  21. 2 doğu ve 2 batı olması
  22. Atmosferin, Dünya üzerindekileri koruyan bir tavan olması

Alemlerin Rabb’i Olan Allah’a Hamd Olsun!